Mittwoch, 31. Oktober 2012

bana özel.


En çok da yaşamadıklarımı özlüyorum.  
snt.                                                                                              



kime bu yazılar?#1

Ben hırçın sular'da gezen deli sandal,
sen durulup soluklanacağım iskele..

snt.

Mittwoch, 17. Oktober 2012

..


Uyumayı unuttum, yıkanmayı, kedilerimi sevmeyi, yemek yemeyi de. Zaten mutfak leş gibi, izmaritlerle dolu tabaklar, saçlarımı kazıttım.. Kimseyle konuşacak bir şeyim kalmadı, bekliyorum.
Düşlemeyi bıraktım...Bağırmayı da... Ağlamayı da bıraktım... Sigarayı bırakamadım..Okumayı bıraktım... Düşünmeyi bırakamadım.
           Oğuz Atay , Korkuyu Beklerken

Mittwoch, 19. September 2012

Gözleri açmak

Neden zamanla barış, merhamet(!), sevgi, şefkat, aşk, güven, dostluk, maneviyat ve tüm iyilikler gittikçe azalıyor? Farkettin mi? Bizden önceki kuşaklar bu halde miydi?

 
 
Vicdan denen birşey vardı, şimdiyse ona rastlamak ne zor.
Farkındaysan gittikçe soğuyor insanlar birbirinden.. yalanlar, ihanet, kavga, kıskançlık ve düşmanlıklar coğalıyor, herkes bencilleşmiş bir halde kendisini düşünür oldu.
Herkesin derdi kendine yetiyor birde başkasıyla mı uğraşıcak değil mi?
Yani dert dediğim; Maddiyat, İş, güç ,para, zaman, kariyer, başarı, her konuda birincilik, üstünlük, kişisel mutluluk ve istekler vs. 

 Niye şimdiki insanlar bunların derdinde, niye böyle oldular diye sordununmu hiç kendine?
..Sebep dünya düzeninin bozulduğunu ap açık ortaya koyuyor; Medya, yerine göre farklı yönetimler, hükümet, toplumsal baskı vs. bizleri bu duruma getirdi!
Psikolojik baskı bu, farkında olmadan bilinç altına yerleşiyor endişeler, korkular.. Seni öyle bir hale getiriyor ki dış dünya, kendi dertlerini düşünmekten başkalarını düşünemez bir hale geliyor insan.

(''Bunu yapmalıyım şunu halletmeliyim, böyle olmalıyım, şunu istiyorum bunu almalıyım, ya işsiz kalırsam, calışmam lazım, para lazım, zaman lazım, bunlar anca bana yeter, kendimi ıspatlamak zorundayım, en iyi ben olmalıyım..'')
Evet, yaşam gittikçe zorlaşıyor, insanlar zorda kalmak istemiyor ve bunu istemiyen ne yazık ki kendisini düşünmek zorunda kalıyor  bu toplumda.

Belki sana göre çok felsefe yaptım şimdi,
ama bu satırları iyi düşün ve anla lütfen.

Bari sen ve ben İNSAN olmaya gayret gösterelim..

  



Freitag, 13. Juli 2012

davetsiz misafir.



Rüzgar bir esip bir soluklanıyor sokağımda
soğuk bir yaz akşamı
güneşin batmasına az,
saatin yedi olmasına 10 var
almanya öldü.
iki üç arabanın sesleri geliyor kulağıma,
üşüdüğüm halde açık bıraktığım balkon kapısından.
bir an kesildi sesler
bom boş ve sakin her yer
biri seslendi o an..
her şey bitince, her yer sessiz kalınca seslenen..
 ;yalnızlık.

..çıka geldi yine
oturdu sağımdaki boş sandalyeye
haber etmedi bu günde her zaman ki gibi..
bilir, severim ben çat kapı gelen dostları.
önce oturduğu yerden uzun uzuun süzdü beni
yüzüme düşen saçımdaki perçemi geriye tarayıp
yağmurun yağmasını bekledi damla damla ruh aynalarına..
..sonra usulca sokuldu bana
sardı soğuk elini boynuma
''merhaba'' dedi ''..ben geldim yine.''

snt.

hayır olmayalım!

Kitaplar ve hikayeler..
severiz.
heyecanla okuruz.
onlarda kayboluruz bazı bazı
..zaman zaman özeniriz.

Hikayeleri yaşayan vardır,
bir de okuyan.
..ve biz, sadece okuyanlar olmayalım!


snt.