Samstag, 19. Mai 2012
Dienstag, 15. Mai 2012
Hayat ve duruş..
Eski maillerimi karıştırken bir arkadaşın bana yazdığı bir şiir'e rastladım. Yeniden okuyup yeniden çok sevdim. 3 Yıl geçmiş üzerinden :)
Saliha Nur'a
Takma sen kafana
Yapma sen kırılma
Karışıktır insan
Çözemezsin her an
Sıkılma onlara bu iyiliği yapma
Sorunlar çok çözüm vardır sade lesi zor
Tutma hep derdini herkese açmasanda
Ağla söndür yangını onların hakkı kor
Hayat uzun soluk
Al derin bir soluk
Hayat bıraz soğuk
Aslında çok soğuk
Sıkılma onlara bu iyiliği yapma
Sorunlar çok çözüm vardır sade lesi zor
Tutma hep derdini herkese açmasanda
Ağla söndür yangını onların hakkı kor
Ömer Bekdemir
''tekrar teşekkekürler..''
Mittwoch, 11. April 2012
bilirmisin?
Farz et ki yazdıklarımı anlayabildin..
Ya anlayamadıkların?
Ya yazıp da sildiklerim?
Ya yazamadıklarım?
Ya yazıp da sildiklerim?
Ya yazamadıklarım?
Hz.Mevlana
Mittwoch, 7. März 2012
beni bekleyen var mı?
bir kitabı aldım geçen günlerde yine elime.
Murat Başaran'ın ''sevmek ölmekle başlar'' adındaki kısa hikayelerle dolu o
sevilecesi eseri.
Beni en çok etkileyen satırlardan bir kaçını paylaşmak istedim; [ S.67-68]
Beni bekleyen var mı?
[.........]
Çok derinlerden bir düdük sesi duyuyorum. Yüreğim cız ediyor. Bu sesi benden
başkasının duymadığına eminim.
Sonra o eski trenin tekerleri usul usul dönmeye başlıyor. Bacasında belli belirsiz
bir duman... Heyecan basıyor yüreğimi. Tren önümden geçiyor. Şaşkınım,
heyecanlıyım, korkuyorum. Kayboluyor tren..
Ben herşeyini kaybetmiş, yedi yaşında bir öksüz gibiyim şimdi.
Bakmak istemiyorum karanlığa. Görmek istemiyorum istasyonun
bomboş halini. Kapıyorum gözlerimi...
Beni bekleyen var mı?
Ben gidemezsem bile bana gelecek...
Veya ''Sen gelmezsen ölürüm.'' diyecek olan...
Gözlerim kapalı. Sanki terk edilmişim. Sanki dünyam yıkılmış. Sanki yalnızım.
Derinlerden bir ses daha... Trenin boğuk uğultusu gibi. Beni bana
çağırıyor:
''Seni bekleyen var,
günde beş defa...''
Donnerstag, 23. Februar 2012
''vardır elbet..
..bunda bir hayır.''
kimimiz tanımaz ki bu cümleyi?
İstediğini elde edemezsin ya hani, sevdiklerin senden uzakaklaşır ya, güvendiğin o dağlara kar yağar ya hani..
ümidini kesmediğin tek kişi bile seni hayal kırıklığına uğratır ya, herkes yanında olur ama sen en çok o an yalnız kalırsın ya,
etrafında olan her şey sana birer oyun veya gerçek olmadıklarının hissini verir ya..işte ozaman 'O'nun yeridir.
Belki de bazi anlarda hayata tutunabilmemızın tek sebebi? O sadece bir cümle mi?
Düşün..
kimimiz tanımaz ki bu cümleyi?
İstediğini elde edemezsin ya hani, sevdiklerin senden uzakaklaşır ya, güvendiğin o dağlara kar yağar ya hani..
ümidini kesmediğin tek kişi bile seni hayal kırıklığına uğratır ya, herkes yanında olur ama sen en çok o an yalnız kalırsın ya,
etrafında olan her şey sana birer oyun veya gerçek olmadıklarının hissini verir ya..işte ozaman 'O'nun yeridir.
Belki de bazi anlarda hayata tutunabilmemızın tek sebebi? O sadece bir cümle mi?
Düşün..
evet, çünkü o haklıydı..
Can baba'dan çok klasik ama bir de okadar ''doğru'' satırlar.
Bağlanmayacaksın
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
Abonnieren
Posts (Atom)



