Freitag, 21. Juni 2013

aşk hakkında..


Asırlardır aşkı tanımlamaya çalışan bizler hala bir sonuca varamadık,
kendince bir çerçeveye sığdırmış olsa da bazılarımız aşkı.
Ben yine çelişkiler içinde kaybolmaktayım.

AŞK NEDİR?

Çoğu kez bir yerlere vardım bunu sorduğumda kendime fakat her defasında baştan alıyorum bu konuyu..
yırtıp atıyorum yazdıklarımı.
Yaşadıklarımız fikirlerimizle uyuşmuyor her zaman. Fikrimizin yanlış olduğunun göstergesimidir bu? yoksa yaşadıklarımız mıdır yanlış olan?
Bilmiyorum..

Sevgiden dolayı anlaşmak mı? Anlaştığın için sevmek mi? 
İkiside mi yalan? Doğru nerede?
Bilmiyorum..
tek bildiğim aşk kadını olduğum ama aşkın bana göre olmadığı..






Donnerstag, 18. April 2013

aşk üzeri söylenmemiş şeyler..

Aşk Yok!

..Libido var.
İnsan başka Tenden hoşlanır . Başka ten aşk değil!
İnsan ilgi manyağıdır. İlgi aşk değil!
İnsan yakınlık sever. Yakınlık aşk değil!
Herşey ego'da biter. Güven, ilgi, yakınlık, anlayış.
Aşk yok.  Libido var. Ego var..

Uzun ilişkiler mantık üzeri kuruludur.


Saliha Tütüncü

Dienstag, 9. April 2013

Ey yâr..

Ey İstanbul..
nekadar anlatmaya çalışsam da bir türlü anlatamadığım yar.
Tanımlayamadığım tutku, bir aşk, bir sevda..bir bağımlılık.
 Uzaktan seviyorum bende seni, bir çok sevgililer gibi.
Ve hasretin bazen çok ağır basıyor bu gibi gecelerde..
Nereye atsam kendimi, ne yapsam?
Boğuyorum hasretimi Nağmelere..
Sonra bakıyorum ellerim buruş buruş, dudaklarım da hüzünlü bir tebessüm, ruhum ise yaşlı bir kız çocuğu.
Sorma. Bilmiyorum neden.
Belkide sihir bilmememde.
Kapıyorum o ağır gözlerimi yavaşca..
dinliyorum, hayal ediyorum..tatlı bir hüzün yağmuru yağıyor sonra gözlerime.
Yine tebessüm..
Ey Türk Sanat musikisi...var mı senden öte bir huzur, söyle?
Ah Yar'e daha çok bağlayan, onun hasretini güzel kılan lutüf..



Samstag, 12. Januar 2013

Gerçek güzellik

Çok soğudum her şeyden
Üşüyorum.
Sıcak bir mont getirmene
Gerek yok gelirken.
Sadece ısıt güzelliğinlen.

Donnerstag, 13. Dezember 2012

bulutlardan beyaz gök yüzünden mavi alan adam.


Nasıl olur da bir İnsan sesiyle böylesine dokunur yüreğine. Ağzından çıkan her bir tonu ile delik deşik eder içini. İşin garip tarafı da bundan zevk alman. Hüzüne aşık olan biri olarak söylüyorüm; Cem Adrian bam başka.
Henüz tanımayanlar var eminim, mutlaka dinlemelisin, görmelisiniz, hissetmelisiniz..mümkünse canlı!
Aşkı ve hüzünü en güzel anlatan sanatkarlardan biridir kesinlikle. Herkes dinleyemez, anlayamaz, kaldıramaz onun sözlerini, şarkılarını.
En çok da ''ben bu şarkıyı sana yazdım'' ile ''bana özel'' parçalarında kaybolur ruhum. Bir insan bu sözleri bu müziği nasıl bu şekilde bir araya getirebilir!? Anlatmaya kelime bulamıyor insan..ne demek istediğimi dinleyen anlar.

E o halde buyrunuz:





Mittwoch, 5. Dezember 2012

kendim.

Sonra yine kızıyorum kendime; 

Kızım bırak şu filmleri, şiirleri, kıtapları falan.
Hiç biri sana yaramıyor işte. Hepsi birer acı. Tek tek
adım adım parçalıyorlar o senin bir zamanlar çiçek kokan ruhunu.
Yaşayamadığın birer hayal gelir hepsi sana, yaşatmadılar,
yasakladılar sanki. O hüzün, o kördüğüm, çaresizlikler,
kara sevdalar, kavga, o ölümsüz aşklar, tutku..
Hepsi senin hasretindir. Düşlerin var, kurduğun hayaller.
''Keşke yerinde olsaydım'' dediğin o hikaye kadınları.
Sil, at karala onları! Sen kendini yaşa sadece.
Ah Dram aşığı deli kız. Biliyorum bir parçan olmuş
artık göğüs kafesini kaplayan o hüzün..
ama kendini yakmayı bırak artık.
Bu keder bu bitmeyen hüzün, vakti gelir kaybolursun
içinde..
     SNT.


kadınız.

Bu gün biraz Umay'ız.



“Öyle boka battık, öyle güçlendik ki;
Bir kez daha yüzsüz kalacağımız kışa hazırız.
Bu kaçıncı ve son değil ki…”

 
Saçlarınla oynayacağım, dudaklarımı çenene dayayacağım ve bana sarılacağın sessiz bir gece için
“beklediğim tüm sabahlar sen ol” diye yalvaracağım…


 Seninle buluşacağımız bir kış sabahı olacak mı?


Gözlerime Bakmak İstemişti Herkes..; Nah Baktırırım..


Ben kendine dokunan ve kendiyle çoğalan her aşka kalbini veren kadın..


Ellerime inan…




 Her bir sözcüğüyle içimi hüzünle dolduran kadın..

Umay Gedikoğlu ''Umay Umay''