Dienstag, 15. Mai 2012

Hayat ve duruş..

Eski maillerimi karıştırken bir arkadaşın bana yazdığı bir şiir'e rastladım. Yeniden okuyup yeniden çok sevdim. 3 Yıl geçmiş üzerinden :)



Saliha Nur'a

Takma sen kafana
Yapma sen kırılma
Karışıktır insan
Çözemezsin her an

Sıkılma onlara bu iyiliği yapma
Sorunlar çok çözüm vardır sade lesi zor
Tutma hep derdini herkese açmasanda
Ağla söndür yangını onların hakkı kor


Hayat uzun soluk
Al derin bir soluk
Hayat bıraz soğuk
Aslında çok soğuk

Sıkılma onlara bu iyiliği yapma
Sorunlar çok çözüm vardır sade lesi zor
Tutma hep derdini herkese açmasanda
Ağla söndür yangını onların hakkı kor

Ömer Bekdemir 
''tekrar teşekkekürler..''




Mittwoch, 11. April 2012

bilirmisin?

Farz et ki yazdıklarımı anlayabildin.. 
Ya anlayamadıkların?                   
Ya yazıp da sildiklerim?               
Ya yazamadıklarım?                     

 Hz.Mevlana                                                                                  

Mittwoch, 7. März 2012

beni bekleyen var mı?

üç yıla yakın bir süre önce aldığım, her seferinde biraz okuyup kenara bıraktığım
bir kitabı aldım geçen günlerde yine elime.
Murat Başaran'ın ''sevmek ölmekle başlar'' adındaki kısa hikayelerle dolu o
sevilecesi eseri.
Beni en çok etkileyen satırlardan bir kaçını paylaşmak istedim;  [ S.67-68]

Beni bekleyen var mı?

[.........]
Çok derinlerden bir düdük sesi duyuyorum. Yüreğim cız ediyor. Bu sesi benden 
başkasının duymadığına eminim.
Sonra o eski trenin tekerleri usul usul dönmeye başlıyor. Bacasında belli belirsiz 
bir duman... Heyecan basıyor yüreğimi. Tren önümden geçiyor. Şaşkınım,
heyecanlıyım, korkuyorum. Kayboluyor tren..
    Ben herşeyini kaybetmiş, yedi yaşında bir öksüz gibiyim şimdi.
    Bakmak istemiyorum karanlığa. Görmek istemiyorum istasyonun
bomboş halini. Kapıyorum gözlerimi...

    Beni bekleyen var mı?
    Ben gidemezsem bile bana gelecek...
    Veya ''Sen gelmezsen ölürüm.'' diyecek olan...

    Gözlerim kapalı. Sanki terk edilmişim. Sanki dünyam yıkılmış. Sanki yalnızım.
    Derinlerden bir ses daha... Trenin boğuk uğultusu gibi. Beni bana
çağırıyor:
    ''Seni bekleyen var,
     günde beş defa...''

 

Donnerstag, 23. Februar 2012

''vardır elbet..

..bunda bir hayır.''

kimimiz tanımaz ki bu cümleyi?
İstediğini elde edemezsin ya hani, sevdiklerin senden uzakaklaşır ya, güvendiğin o dağlara kar yağar ya hani..
ümidini kesmediğin tek kişi bile seni hayal kırıklığına uğratır ya, herkes yanında olur ama sen en çok o an yalnız kalırsın ya,
etrafında olan her şey sana birer oyun veya gerçek olmadıklarının hissini verir ya..işte ozaman 'O'nun yeridir.

Belki de bazi anlarda hayata tutunabilmemızın tek sebebi? O sadece bir cümle mi?
Düşün..